son yalnızlıklar...
Roman falan değil, düpedüz bir kanama. Bu kitabı okurken insan şöyle bir sanıya kapılıyor: Yazar birinden mi bahsediyor yoksa o biri kendisi mi?
Kafasının içi ‘Ben, Ben, Ben,..’ diye inliyor olmalı Blanchot’nun. Bir romancının, filozofun da geleceği son nokta bu olsa gerek. Blanchot bu noktaya biraz erken gelmiş anlaşılan.
Bu roman ne anlatıyor? Konusu nedir? Soruları çok gereksiz. ‘İğnenin ucu’ bir gün bize de değecektir.
Not: Büyüteç köşesindeki Blanchot metni bu kitaptandır.